Türkiye’nin yeni sömürü aracı olarak futbol.

Türkiye’nin yeni sömürü aracı olarak futbol.

Türkiye’nin yeni sömürü aracı olarak futbol.

Cenk Sabah Tuzcu,İzle-Yorum

31 Ekim 2017, 09:20
Bu makale 2752 kez okundu

Gazetede çıkan siyah beyaz tek fotoğraf üzerine bir futbol maçını saatlerce tartıştığımız çocukluk dönemlerimden, günümüzde yirmi kamera ile ultra çekim teknikleri sunan naklen yayınların ardından yine saatlerce tartışılan futbol programlarına geldik ama sonuç değişmedi, hala geyik muhabbetinden 9 metre 15 santim ötede değiliz.

Albert Camus, neredeyse tüm varoluşçu felsefesini futbola bağlarken kalecilik yaptığı dönemleri hatırlayarak ‘’ Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi,’’ der. Bugün yaşasaydı aynı fikirde olmayabilirdi, yani en azından bizim ülkemizde!

Bazı konularda nostalji iyidir, kırk sene öncesinin hard rock müziği, lüferin bolluğu, Bodrum’un sakinliği gibi. Futbol konusunda ise görüşüm, bu oyunun eskiye kıyasla günümüzde oyuncular için daha rekabetçi, seyirciler açısından da daha hareketli ve heyecanlı olduğudur. Ajax ve Hollanda, total futbolu tanıtana kadar sadece ülkemizde değil birçok futbol ülkesinde beklerin orta sahayı geçmeden maçı tamamladığı olurdu. Futbol o kadar yavaş oynanırdı ki televizyonda görüntüleri ağır oynatma teknolojisi geldiğinde bunun seyirciye faydası sadece pozisyonların tekrarını izleyebilme olmuştu.

Tekrar Camus’ye danışacak olursak ‘’Sıradan vatandaşların gerçekleri felsefe ve dogmanın karışık dehlizlerinde değil futbolun olanca yalınlığında aramaları,’’ mümkündür. Bence bu görüşün tek bir şartı vardır, oyunun dürüst olarak oynanması. Eski ile yeni futbol arasında bizim açımızdan en büyük ve hazin fark işte budur.

Ülkemizde birçok konuda olduğu gibi futbol da dejenerasyondan ziyadesiyle payını alıyor. Mesela iyi profesyonel diye getirdiğimiz yabancılar bile beş maçta araziye uyarak bize benziyorlar. Taraftarlar, teknik direktörler, hakemler, TFF kurulları, kulüp yöneticileri, maçı sadece tv den izleyen şezlong yorumcuları hepsi aynı saçmalıktan besleniyorlar. Son GS-FB derbisinde sahada en az 500 milyon dolar vardı, 5 kuruşluk heyecan yoktu. Maçtan sonra saatlerce tartışılan üç pozisyon ise zaten maçın toplam aksiyon sayısıydı. Şenol hoca (Güneş) müthiş bir sosyolojik tespit yaptı bununla ilgili olarak,’’ Futbolu eskiden açlar oynar, zenginler izlerdi, şimdi ise zenginler oynuyor, açlar izliyor. ‘’

Futbolu amatör olarak oynamama rağmen iki menüsküs, aşil tendonu ve burun deviasyonu ameliyatları, sayısız adale yırtığı gibi bedensel sakatlıklar geçirdim ama bu güzel sporu yaptığıma hiç pişman olmadım, şimdi ise para vererek ülkemiz futbolunu seyretmek zihinsel sakatlıklar yaratıyor bende.

Dünya futboluna bakarsak bizim gibi gelişme çabası içindeki ülkelerde futbolun yeni bir sömürü düzeni olduğunu kolayca anlayabiliriz. Başka türlü açıklayamıyorum bu kadar yabancı futbolcuya izin verilmesini. Mesela Altınordu’nun başardığını büyük kulüplerimiz yapamaz mıydı? Hem de alasını yaparlardı ama o zaman kısa vadede seyirciyi tribüne veya ekran başına çekerek yolmanın, bazı menajerler aracılığı ile cepleri şişirmenin, futbol düzenleme yasalarından azade olarak kulüpleri sınırsız ve sorumsuz batağa sokabilmenin kolay yolundan vaz geçmek gerekirdi. Futboldaki bu sömürü düzeninin büyük mağduru seyircidir, diğer mağduru ise futbolculardır. Galatasaray’ın efsane sağ açığı Metin Kurt’un yıllar evvel baş kaldırdığı çürümüşlük de tam olarak budur. Daha çocukken sahada seyretme keyfine vardığım bu filozof futbolcunun, futbol düzenine karşı duruşunu, Vecdi Çakırcıoğlu, Gladyatör isimli kitabında anlatır.

Diğer taraftan, ilk olarak hangi büyük kulübümüzün, bir futbol fabrikasına dönüşen Altınordu’yu örnek alacağını merak Etme-yorum bile çünkü mevcut yasalarla sorumsuzluk abidesi haline gelmiş yönetimlerin zoru seçmeyeceğine eminim. Aslında emekli plaj futbolcularını getirmek kadar kolay, birkaç alternatif yolu seçmek de mümkün, mesela bunu başaran idari ve teknik kadroyu transfer etmek veya Altınordu kulübünü, profesyonel futbol şubesi olarak bütünüyle bünyeye katmak. Gerisi sadece sportif dedikodu, TV spor programlarına bakacak olursak herkes hoca, bu kadar hocanın olduğu yerde bir iki tane de futbolcu yetişmesi gerekmez miydi?

Halatı kopmuş asansör gibi hangi katta duracağı belli olmayan bizdeki yabancı futbolcu sayısını da gelişmiş ülkelerdekilerle kıyaslama yanlışlığına düşüyoruz. Bizde emekliler ligi oynanıyor; normal piyasa değerlerinin iki katına mal edilen, vergi vermeyen ve bu da yetmezmiş gibi aşırı şımarık futbolculara ancak Çin futbol liginde rastlanabiliyor ki oraya giden bizim futbolcular bile ülkemizde daha fazla şımartıldıkları için hemen geri dönüyorlar. Bu argümana Arda iyi bir örnek değil, onun hüsranı ayrı bir kategoridedir.

Aradaki farkı başka bir örnekle açıklayayım, çok seneler evvel Londra’da bir Chelsea maçını tribünde İngiliz arkadaşlarımla seyrederken neredeyse tamamı yabancı ülkelerden oluşturulan kadroları için, Chelsea’nin bir İngiliz takımı olamayacağını belirtmiştim. Bana, yabancı dediğim futbolcuların tamamına yakının eski İngiliz sömürgelerinden geldiğini anlatmışlardı, yani İngiliz için durum farklıydı. Fransa futbol ligi hatta milli takımı için de geçerli olan bu yaklaşım, Almanya liginde oynayan Türk asıllı futbolcuları düşünürsek de böyledir. Biz kolayına kaçalım, temel eğitimini bile vermediğimiz futbolcularımızı parlak hayaller sunarak cilalayalım, hiçbir idari ve mali sorumluluğu olmayan profesyonel kulüp idarecilerimizin egolarını şişirelim, ruh hastalarını tribünlere doldurup normal sporseveri ekran başında ‘’Hoca’’ yorumculara mahkum edelim, hepimize ait milli federasyon ve kurullarını güncel siyasete kurban verelim, en sonunda Almanya’nın eğittiği ve iyilerini kendine ayırdığı vatandaşlarımızdan seçerek milli takımımızı oluşturalım.

Bu çarkı ve sömürü düzenini 60lı yıllarda kıran Eskişehirspor modelini inceleyelim ve günümüzde bunun başarılabileceğini ispat eden Altınordu örneğine saygı duyalım, destekleyelim. Sadece futbolda değil tüm spor dallarında başarı için çare altyapı yatırımlarıdır.

Yorum Yaz

@name x

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Ahmet Türkoğlu 3 hafta önce yorumlandı

mükemmel tespitler. benim merak ettiğim; herkesin bildiği bu gerçekleri, bilmesi gerekenler neden bilemez?

Kişi beğendi.