Türkiye de kadın olmak zor zanaattır aslında.

Türkiye de kadın olmak zor zanaattır aslında.

Türkiye de kadın olmak zor zanaattır  aslında.

Ebru Eğinlioğlu

29 Ocak 2014, 13:33
Bu makale 1049 kez okundu

 Baştan güçsüzsen, vahşi doğa da denge ne ise, bizim dünyamızda da öyledir.
İnsan da bir anlamda egosu, iç güdüleri ile doğanın parçası olan bir hayvandır aslında. O halde doğa kuralları nasıl işliyorsa, insanoğlu denen varlığın dünyası da temelde o prensipler üzerinden yürür.

Yoksa niye bu kadar şiddet gören, öldürülen, kadın ya da çocuk var dünyamızda?

Kimse aksini söylemesin, yumuşatmaya çalışmasın, bunu kabullensin ki, elbirliği ile düzeltmeye çalışalım.

Kadına olan şiddet, cinsel taciz, duygusal taciz, fiziksel şiddet derken, bir tarafa daha baktığımızda hayvanlara, çocuklara kısaca güçsüz olan her varlığa yöneliyor.
Tek tek kadın hakları, çocuk hakları, hayvan hakları yok.

Bunların hepsi aynı yerden çıkıp, aynı yere yöneliyor.

Güçlünün, güçsüzü ezmesi tıpkı Marks’ ın söylediği gibi…

İnsan bu kadar evrildiğini söylerken, bu kadar geliştiğini iddia ederken, niye sürekli doğanın ezici kuralları işliyor?

Niye her gün kadınların şiddete uğradığı ile ilgili haberler duyuyoruz?

Bir de duyduğumuz haberler, aslında olanın köpük kısmında, yani yüzeye iyice çıkmış olanı ama onun altında ateş gibi kaynayan, belki de hiç duymadığımız, çok daha derin acılar var.

Ve bizim aslında o acıların pek çoğundan, haberimiz olmadan geçip gidiyor.

Kadına uygulanan şiddet sadece fiziksel şiddet değil ki, o sadece görünen kısım, ondan daha derin acı veren ‘’duygusal şiddetler’’ var.

Kadınsan güçlü olmak zorundasın bir kere, nasıl güçlü deyince; maddi anlamda güçlü tabii ki.
Çok güzel olmamalısın, hemcinslerini kıskandırmayacak ya da karşı cinsin dengesini bozmayacak kadar güzel olmalısın sadece, eğer çok güzelsen, hemcinslerin kıskanacak ve sürekli yolunu kesecek, seninle beraber olma şansı olmayan erkek de, sürekli ayağına dolanacak.

Hiç erkek arkadaşın olamayacak mesela. Onlar hep seninle birlikte olmak isteyecek, sen ise acılarını paylaşacak bir omuz arayacaksın ama hiç olmayacak. Al sana duygusal şiddet.

Bir sürü güzel fikirlerin olacak ama o fikirlerini hayata geçirecek ortamların olmayacak. Çünkü yine hemcinslerin kıskanacak, erkekler de güzelliğinin karşısında, fikrini ve başarını algılamayacak, hatta umurunda bile olmayacak. Onlar için sen hep kendi güzel ama aklı eksik olarak kalacaksın.


Ne kadar iyi olduğunun, ne kadar zeki olduğunun, ne kadar çalıştığının bir önemi yok.

Veya bir şirkettesin diyelim, yıllarca emek verdin, bilginle, kültürünle bir yere geldin, tam müdür olacak iken, senden daha bilgisiz, daha yeteneksiz, birilerinin üstünden ve başarısından geçinen ama her türlü dolabı, düzeni bilen birisi küt diye gelip üzerine oturuverir.

Niye? Daha çirkin ve entrikacı olduğu için. O hiç kimseyi rahatsız etmediği için, ne erkek patronun dengesini bozar, ne de hemcinslerini rahatsız eder. Çirkin kadın yine başarılı olmuştur. Bunlar sadece benim tecrübelerim değil, bu güne kadar etrafımdan, biriktirdiklerim, duyduklarım, gördüklerim.

Demem o ki; kadına fiziksel taciz, evet çok can acıtır, çok yıkıcıdır ama onun altında çok daha kötü eziklikler, çok daha yıpratıcı aşağılamalar ve yıpratmalar vardır. Onlar adlı adınca ve açıkça değil, gizli saklı, kuytu kapaklı devam eder. Madem duygusal şiddetten bahsettik bu gün, devamı da gelecek bu yazıların. Ama şimdilik bu kadar diyelim ve şiddetin güçsüze reva görülmediği bir dünya dileyelim…

Zordur Türkiye’ de kadın olmak…

Yorum Yaz

@name x

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

güllü 4 yıl önce yorumlandı

aslında bir anlamda kendinizi anlatmışsınız, siz de o güzelliği yüzünden çok kıskanılan kadınlardansınız ama o kadar da iyi kalplisiniz.

Kişi beğendi.