"1 yılda 100 şirkete baktık"

"1 yılda 100 şirkete baktık"

11 Kasım 2018 Pazar 22:15
Bu haber 987 kez okundu

Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gigin, son dönemde yaşanılan önemli gelişmelere ve gelecek planlarına ilişkin sorularımızı şöyle yanıtladı...


"1 yılda 100 şirkete baktık"
banner26
Üzerinde çalıştığınız tüm projelerin kalan iş miktarı nedir?

Geride kalan, taahhüdümüzün altında olan iş büyüklüğü 3,1 milyar dolar. Yılda 1-1,5 milyar dolar arası iş bitiriyoruz. Her yıl o kadar işi yerine koymamız lazım.

Yeni proje almak için özellikle odaklandığınız yeni coğrafyalar var mı?

Sahra Altı Afrika’ya bakıyoruz. Tanzanya’da petrol gaz rafineri projeleri, Sudan’da liman proje takip ediyoruz. Karadeniz’de gaz petrol araması, Romanya ve Almanya’da gayrimenkule dönük olarak geliştirme projeleri ilgi alanımızda. Global bir dünyada var olmak isteyen bölgesel ayak izi olan bir oyuncu olmak istiyoruz. Dolayısıyla Kanada’dan Meksika’ya, Amerikada dahil her yere bakıyoruz. Grubun çok az kimseye nasip olan entelektüel sermaye birikimi var. Yetkin 400 kişilik bir mühendislik grubuna sahibiz. Bu yıl ki önemli yatırımlarımızdan biri değişik bina ve lokasyonlarda hizmet gösteren mühendislik şirketimizi 3 bin 600 metrekarelik tek bir mekana taşımak oldu. Bu bizim global oyuncu olmamız açısından fevkalade desteklediğimiz bir başlık.

Peki Türkiye’de önümüzdeki dönemde yer almak isteyeceğiniz proje var mı?

Tabii ki biz ülkemizde de büyük projelerde bulunmak isteriz. Devletin Kanal İstanbul, nükleer santral, büyük otoyollar, yap işlet devret projeleri ve hastane yatırımları devam edecekse biz de rekabetin içinde teklifimizi verip olmaya gayret edeceğiz.

Enerjide nasıl bir portföye sahipsiniz? Orada nasıl bir büyüme planlıyorsunuz?

Portföyümüzde atık buhar santraliyle üretim yapan 28 megavatlık iki tesis var. Yurt içi ve yurt dışında görüştüğümüz jeotermalden rüzgara kadar birçok proje söz konusu. Proje aşamasında olan ya da çalışan birçok tesise bakıyoruz. Uygun gördüğümüz takdirde satın alma da olabilir.

Geride bıraktığımız birkaç yılda yeni sektörlere giriş yaptınız mı?

Tarım tarafına dönük olarak evet. Tarımda sadece gübre üretiminde vardık. Şimdi tarımsal üretim bacağına da girdik. Üretim bacağında da ileriye dönük proje geliştireceğiz. Türkiye ikliminin imkan kıldığı dönem içinde ihraç edilebilecek sert çekirdekli meyvelerin tamamını üretmek istiyoruz. Bir sonraki aşamada bunu komşu ülkelere yayıp ticaret platformuna dönüştürmek istiyoruz. Geçtiğimiz aylarda Hindistan ve Özbekistan’da girişimlerimiz oldu, bir sonraki aşama Afrika’da sözleşmeli tarıma başlamak, daha sonra da Güney Amerika’ya yayılmak olacak. Dünyada pazarı olan ürünleri değişik coğrafyalarda ürettirip 12 ay boyunca o ürünü sağlamak istiyoruz. Son dönemde geliştirmeye çalıştığımız ve bir nebze yol aldığımız işlerden birisi bakım ve onarım hizmetleri. Örneğin Bakü-Tiflis-Yumurtalık Boru Hattı’nın Türkiye’deki kısmının bakımını BP için biz yapıyoruz. Irak’ta geliştirilecek olan bir petrol sahasının yöneticiliği de bizde. Burada fırsatın çok olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bünyemizde çok kıymetli bir mühendislik şirketimiz var.

İlerleyen dönemde yapacağınız yeni yatırımlar ve gireceğiniz alanlarla birlikte gelirlerinizin sektörel dağılımı değişir mi?

Pek değişmez, çünkü taahhüt grubu ağırlıklı yurt dışında dövizle iş aldığı için döviz TL bazında mevcut oran böyle kalır. Tarımın biraz da ön plana çıkabilmesi için büyük arazi yatırımları ve tesis yatırımlarını bitirmemiz gerekiyor. Öte yandan gübre tarafında da satın almalar da dahil olmak üzere sadece Türkiye içindeki fırsatlara değil etrafımızdaki fırsatlara da bakıyoruz.

Gübrede satın alma ve ortaklık için fırsat aradığınız coğrafya neresi?

Baktığımız coğrafya ağırlıklı Kuzey Afrika, Karadeniz ve Balkan ülkeleri.

Birkaç yıl öncesinde gayrimenkulde yüzde 3’lük payınızı yüzde 15’e çıkarma hedefiniz vardı. Bu hedefe ne oldu?

Öyle bir hedefimiz vardı. Gayrimenkul konjonktürel olarak arz ve talebin dengelendiği bir yer. Ofis ve ticari gayrimenkulde ülkeye giren yabancı sermaye önemli. Son gelişmeler çerçevesinde biraz daha beklemedeyiz. Yine bu kabinenin, yeni sistemin ekonomiyi tekrar canlandırmak için hangi tedbirleri alacağı, şu anda ofis pazarındaki arz fazlalığının hangi zaman diliminde eriyeceği bir sonraki yatırım kararımızı etkileyecek. Biz geliştirmek için arsa, arazi aldık, şu anda beklemedeyiz.

Gelecek 3-5 yılda grubu nereye taşımak istiyorsunuz?

İlk 5 yıl içinde gençlerin en çok çalışmak istediği yerlerden biri, 10 yıl içinde de bölgesel anlamda en önemli marka bilinirliğine haiz şirketlerden biri olmayı istiyoruz. Bizim için anahtar kelime sürdürülebilirlik. Bunu da kurumsal yapıdaki eksikliklerimizi tamamladığımızda yapabileceğimize inanıyoruz. Her gün yeni bir dünya kuruluyor, bu yeni dünyada nasıl yer alırız diye kafa yoruyoruz. Bunların çözümünü ürettiğimiz takdirde ciro ve kârlılık da arkasından gelecektir. Çok sağlıklı bir bilançomuz var. Bu dönemde birçok satın alma fırsatının geleceğini biliyoruz. Son bir yıldır 100’e yakın değişik şirkete baktık.

Baktığınız şirketler ağırlıklı içeride mi dışarıda mı?

Ağırlıklı içeride. Tekfen Ventures’ı bunun dışında bırakıyorum. Çünkü onlardaki rakam bunun birkaç katı. Dolayısıyla kimya sanayi, petro kimya, yenilenebilir enerji ve çevre konularında bu fırsatlardan bir ya da birkaçını değerlendirdiğimiz zaman mevcut ciromuzun herhalde birkaç katı büyüklüğe bahsettiğiniz zaman diliminde ulaşırız. Ama sürdürülebilir olmalı, bir kereye mahsus olmamalı. Bunun için de düzgün bir kurumsal yapı gerekiyor.

Üzerinde çalıştığınız tüm projelerin kalan iş miktarı nedir?

Geride kalan, taahhüdümüzün altında olan iş büyüklüğü 3,1 milyar dolar. Yılda 1-1,5 milyar dolar arası iş bitiriyoruz. Her yıl o kadar işi yerine koymamız lazım.

Yeni proje almak için özellikle odaklandığınız yeni coğrafyalar var mı?

Sahra Altı Afrika’ya bakıyoruz. Tanzanya’da petrol gaz rafineri projeleri, Sudan’da liman proje takip ediyoruz. Karadeniz’de gaz petrol araması, Romanya ve Almanya’da gayrimenkule dönük olarak geliştirme projeleri ilgi alanımızda. Global bir dünyada var olmak isteyen bölgesel ayak izi olan bir oyuncu olmak istiyoruz. Dolayısıyla Kanada’dan Meksika’ya, Amerikada dahil her yere bakıyoruz. Grubun çok az kimseye nasip olan entelektüel sermaye birikimi var. Yetkin 400 kişilik bir mühendislik grubuna sahibiz. Bu yıl ki önemli yatırımlarımızdan biri değişik bina ve lokasyonlarda hizmet gösteren mühendislik şirketimizi 3 bin 600 metrekarelik tek bir mekana taşımak oldu. Bu bizim global oyuncu olmamız açısından fevkalade desteklediğimiz bir başlık.

Peki Türkiye’de önümüzdeki dönemde yer almak isteyeceğiniz proje var mı?

Tabii ki biz ülkemizde de büyük projelerde bulunmak isteriz. Devletin Kanal İstanbul, nükleer santral, büyük otoyollar, yap işlet devret projeleri ve hastane yatırımları devam edecekse biz de rekabetin içinde teklifimizi verip olmaya gayret edeceğiz.

Enerjide nasıl bir portföye sahipsiniz? Orada nasıl bir büyüme planlıyorsunuz?

Portföyümüzde atık buhar santraliyle üretim yapan 28 megavatlık iki tesis var. Yurt içi ve yurt dışında görüştüğümüz jeotermalden rüzgara kadar birçok proje söz konusu. Proje aşamasında olan ya da çalışan birçok tesise bakıyoruz. Uygun gördüğümüz takdirde satın alma da olabilir.

Geride bıraktığımız birkaç yılda yeni sektörlere giriş yaptınız mı?

Tarım tarafına dönük olarak evet. Tarımda sadece gübre üretiminde vardık. Şimdi tarımsal üretim bacağına da girdik. Üretim bacağında da ileriye dönük proje geliştireceğiz. Türkiye ikliminin imkan kıldığı dönem içinde ihraç edilebilecek sert çekirdekli meyvelerin tamamını üretmek istiyoruz. Bir sonraki aşamada bunu komşu ülkelere yayıp ticaret platformuna dönüştürmek istiyoruz. Geçtiğimiz aylarda Hindistan ve Özbekistan’da girişimlerimiz oldu, bir sonraki aşama Afrika’da sözleşmeli tarıma başlamak, daha sonra da Güney Amerika’ya yayılmak olacak. Dünyada pazarı olan ürünleri değişik coğrafyalarda ürettirip 12 ay boyunca o ürünü sağlamak istiyoruz. Son dönemde geliştirmeye çalıştığımız ve bir nebze yol aldığımız işlerden birisi bakım ve onarım hizmetleri. Örneğin Bakü-Tiflis-Yumurtalık Boru Hattı’nın Türkiye’deki kısmının bakımını BP için biz yapıyoruz. Irak’ta geliştirilecek olan bir petrol sahasının yöneticiliği de bizde. Burada fırsatın çok olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bünyemizde çok kıymetli bir mühendislik şirketimiz var.

İlerleyen dönemde yapacağınız yeni yatırımlar ve gireceğiniz alanlarla birlikte gelirlerinizin sektörel dağılımı değişir mi?

Pek değişmez, çünkü taahhüt grubu ağırlıklı yurt dışında dövizle iş aldığı için döviz TL bazında mevcut oran böyle kalır. Tarımın biraz da ön plana çıkabilmesi için büyük arazi yatırımları ve tesis yatırımlarını bitirmemiz gerekiyor. Öte yandan gübre tarafında da satın almalar da dahil olmak üzere sadece Türkiye içindeki fırsatlara değil etrafımızdaki fırsatlara da bakıyoruz.

Gübrede satın alma ve ortaklık için fırsat aradığınız coğrafya neresi?

Baktığımız coğrafya ağırlıklı Kuzey Afrika, Karadeniz ve Balkan ülkeleri.

Birkaç yıl öncesinde gayrimenkulde yüzde 3’lük payınızı yüzde 15’e çıkarma hedefiniz vardı. Bu hedefe ne oldu?

Öyle bir hedefimiz vardı. Gayrimenkul konjonktürel olarak arz ve talebin dengelendiği bir yer. Ofis ve ticari gayrimenkulde ülkeye giren yabancı sermaye önemli. Son gelişmeler çerçevesinde biraz daha beklemedeyiz. Yine bu kabinenin, yeni sistemin ekonomiyi tekrar canlandırmak için hangi tedbirleri alacağı, şu anda ofis pazarındaki arz fazlalığının hangi zaman diliminde eriyeceği bir sonraki yatırım kararımızı etkileyecek. Biz geliştirmek için arsa, arazi aldık, şu anda beklemedeyiz.

Gelecek 3-5 yılda grubu nereye taşımak istiyorsunuz?

İlk 5 yıl içinde gençlerin en çok çalışmak istediği yerlerden biri, 10 yıl içinde de bölgesel anlamda en önemli marka bilinirliğine haiz şirketlerden biri olmayı istiyoruz. Bizim için anahtar kelime sürdürülebilirlik. Bunu da kurumsal yapıdaki eksikliklerimizi tamamladığımızda yapabileceğimize inanıyoruz. Her gün yeni bir dünya kuruluyor, bu yeni dünyada nasıl yer alırız diye kafa yoruyoruz. Bunların çözümünü ürettiğimiz takdirde ciro ve kârlılık da arkasından gelecektir. Çok sağlıklı bir bilançomuz var. Bu dönemde birçok satın alma fırsatının geleceğini biliyoruz. Son bir yıldır 100’e yakın değişik şirkete baktık.

Baktığınız şirketler ağırlıklı içeride mi dışarıda mı?

Ağırlıklı içeride. Tekfen Ventures’ı bunun dışında bırakıyorum. Çünkü onlardaki rakam bunun birkaç katı. Dolayısıyla kimya sanayi, petro kimya, yenilenebilir enerji ve çevre konularında bu fırsatlardan bir ya da birkaçını değerlendirdiğimiz zaman mevcut ciromuzun herhalde birkaç katı büyüklüğe bahsettiğiniz zaman diliminde ulaşırız. Ama sürdürülebilir olmalı, bir kereye mahsus olmamalı. Bunun için de düzgün bir kurumsal yapı gerekiyor.

nal

ngozutok@capital.com.tr

Tekfen Holding, 3 yıl önce yeni başkan MURAT GIGIN ile birlikte önemli bir değişim sürecine girdi. Yeniden yapılanan grup, pazarlamaya odaklandı ve iş hacmini agresif şekilde artırdı. Tekfen, önümüzdeki dönemde bölgede daha iddialı, bilinirliği yüksek ve çalışanlar için cazibe merkezi bir grup olmayı hedefliyor. İş hacmini artıracak milyar dolarlık yatırım planları yapıyor. “Son 1 yılda 100 şirkete baktık” diyen yönetici, yurt içinde ve yurt dışında satın alma fırsatlarına bakmayı sürdürdüklerini anlatıyor.

Tekfen Holding, son birkaç yıldır önemli bir değişim yaşıyor. Hatta grubun yönetim kurulu başkanı Murat Gigin’in ifadesiyle grup kabuğundan çıkıyor. Gigin’in Mayıs 2015’te yönetim kurulu başkanı olmasıyla değişim için düğmeye basan grup, geride bıraktığımız birkaç yılda kurumsallaşma yolunda önemli bir yeniden yapılanma yaşadı; olmadığı iş alanlarında fırsat avı başlattı; potansiyel gördüğü sektörlerdeki iş hacmini agresif şekilde artırdı. 2017’de de rekor büyümeler elde eden grubun satışları yüzde 58, net dönem kârı ise yüzde 134 artış gösterdi. Bu yıl cirosunda yaklaşık yüzde 25-30’luk artış bekleyen grup, yılı da geçen yılın üstünde bir kârlılıkla kapatmayı planlıyor. Ancak Gigin’in önceliği büyümede sürdürülebilirliği yakalamak ve bunu sağlayacak kurumsal yapıyı daha da iyileştirmek. Öte yandan yeni alanlara girme konusunda da iştahlı olan Tekfen, yurt içinde ve yurt dışında satın alma ve ortaklık yoluyla büyümeye de açık. Gigin, önümüzdeki süreçte milyar dolarlık yatırımlar dönemine gireceklerinin sinyallerini veriyor. Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gigin, son dönemde yaşanılan önemli gelişmelere ve gelecek planlarına ilişkin sorularımızı şöyle yanıtladı:

Bugün Tekfen Holding dediğimizde karşımızda nasıl bir yapı var?

40 şirketimiz, 12 iştirakimiz, inşaat sektöründeki iş yüküne göre değişmekle birlikte 18- 25 bin çalışanımız bulunuyor. 62 yıllık bir şirketiz. Grubun yüzde 46,81’i halka açık. Bu yıl ki beklentimiz 10,3 milyar TL ciro. 1 milyar TL’nin biraz üzerinde bir FAVÖK (Faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) bekliyoruz. Net kâr beklentimiz 780 milyon TL.

Geçtiğimiz yıl grubunuz açısından nasıl bir yıldı?

TL bazında geçen yıl satışlarımız yüzde 58’lik artışla 4,7 milyar TL’den 7,5 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK’ümüz yüzde 90’lık artışla 1 milyara TL’ye, esas faaliyet kârımız yüzde 149 artışla 778 milyon TL’ye, net dönem kârımız da yüzde 134 artışla 771 milyon TL’ye ulaştı.

2017, zor bir yıldı. Zor yılda bu büyümeleri nasıl yakaladınız?

Biraz kabuğumuzdan çıktık diyebilirim. Ayrıca yurt dışında bilhassa müteahhitlik işlerimiz dolar bazında aldığımız işler, dolayısıyla TL karşılıkları da artıyor. Birçok yeni faaliyete de başladık, onların da ciroya etkisi oldu. Gübrede yurt dışında fiyatlarımız tutmaz, satamayız diye bir değerlendirme içindeydik; çantayı elimize alıp dışarı çıktığımızda gördük ki gübremizi yurt dışında da satabiliyoruz. Geçen yıl gübre sektöründe tarihimizin en büyük ihracatını yaptık. Geçen yıl ciromuzun yüzde 64,9’u inşaattan, yüzde 29,9’u gübreden geldi. Kârımızın sektörlere dağılımı olarak baktığımızda ise inşaat ve gübre hemen hemen yüzde 50-50’lik bir orana sahip. Gübrede tesislerimizin kapasite kullanım oranlarını yüzde 90’ın üzerine taşıdık. Samsun’da 350 milyon dolarlık bir yatırımla sülfürik ve fosforik asit tesisi hayata geçirdik. Onun toplam ciromuza ve kârlılığımıza müspet bir etkisi oldu. Atık ısıdan enerji üretmeye başladık. Tabii ki 2017 yılında geçmiş yıllarda başlamış olan işlerin teslim süreleri bitti. İş bittiği zaman bilançonuzu etkiliyor, tüm bunları bir araya getirdiğiniz zaman böyle bir netice oldu.

Geçtiğimiz yıl toplam ne kadarlık bir yatırım hayata geçirdiniz?

Samsun’daki tesisin yanı sıra Mersin’de çok iftihar ettiğimiz 40 milyon TL’lik bir baca arıtım tesisi hayata geçirdik. Arazi bankamızı zenginleştirmek için birkaç arazi aldık.

Bu yıl büyüme hedefiniz nedir?

Bu yıl ciromuz yaklaşık yüzde 38 artar. Geçen yılın üstünde bir kârlılıkla yılı kapatmayı hedefliyoruz.

Yatırım ajandanızda neler var?

Bu yılın başında Alara Fidan ve Alanar Meyve’yi satın aldık. Orada hisse satın alma bedelinin yanında önümüzdeki yıl için 160 milyon TL, gelecek 3 yıl içinde de 500 milyon TL mertebesinde yatırım taahhüdümüz var. Halka açık olduğumuz için daha fazlasını söyleyemiyorum ama enerjiye dönük olarak birçok görüşme içindeyiz. Önümüzdeki süreç içinde 2 büyük projemiz olacak. Bunlardan biri TAYSEB’in (Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi) altyapı yatırımları. Bunlar mühendislik ve izin işlemleri bittikten sonra başlanacak yatırımlar. TAYSEB ve limanlara dönük olarak 130 milyon dolarlık bir yatırım bütçemiz bulunuyor. Bunların dışında da büyük proje bazında henüz olgunlaştırmadığımız bir proje var. Mersin’deki arazimizin içinde değişik sanayi yatırımları, modern hal ve arazimizin önünde de özel liman projemiz bulunuyor. Ayrıca yurt içinde ve yurt dışında amonyak ve üre tesisi yatırımları projemiz var. Bunlar milyar dolarlık yatırımlar. Bu yatırımlar önümüzdeki iki üç yıl içinde gerçekleşecek. Önümüzdeki dönem çok ciddi yatırımlara gebe.

Bu durumda Tekfen dev yatırımlar dönemine mi giriyor?

Proje somut olarak çıkmadan rakamları telaffuz etmeyi sevmiyoruz. Evet, ciddi olarak sanayi ve petrokimya sektöründe yerli ve yabancı ortaklarla yatırım fırsatlarını kolluyoruz.

Taahhütte şu anda üzerinde çalıştığınız projeler neler?

Yurt içinde çok bir şeyimiz kalmadı. En son TANAP boru hattının bir kısmını yapıyorduk. Bir başka proje metro istasyonlarıydı. Bunlar ağırlıkla bitme aşamasında. Devam eden iki işimiz var. Doğuş’la beraber Afyon-Uşak arasında hızlı tren projemiz var. Bir de bu yıl yeni başladığımız Türk Akım Gaz Boru Hattı Gaz Kabul Terminali’ni yapıyoruz. Kazakistan’da Hazar etrafındaki 36 milyar dolarlık en büyük yatırım olan Chevron’un liderlik ettiği Chevrol projesi. Orada ufak rakamlarla başladık gayet büyük bir rakam oldu. Kazakistan’da işimiz artıyor. Güney Irak’ta BP’nin saha geliştirmesinde iş yapıyoruz. Katar’da epey işimiz var. Suudi Arabistan’da Aramco ile işimiz var. Şu anda bilfiil iş yaptığımız coğrafya bu.




Yorum Yaz

@name x