1 kitap 1000 çocuktur.

1 kitap 1000 çocuktur.

19 Nisan 2019 Cuma 12:29
Bu haber 1326 kez okundu

1 kitap 1000 çocuktur.


1 kitap 1000 çocuktur.
banner26
 489

 Geçen yazımda kaldığımız yerden Lagina ile devam ediyorum: Ama önce 9 Şubat 2016 tarihli Doğan Hızlan, Hürriyet ve 10 Şubat 2016 tarihli Evrim Altuğ, Cumhuriyet gazeteleri, köşe yazılarından birer alıntı yapmam lazım;

‘’Bunlardan “Osman Hamdi Bey | İzlenimler 1869-1885” kitabı, Portakal için ayrı bir anlama sahip. Hikâyesini anlatıyor Raffi Bey: “Elimde 1974’te satın aldığım ve bugüne kadar tutabildiğim bir defter vardı. O zaman 27 yaşındayım, elime geçen bu defterde hem Osman Hamdi Bey’in ‘manuscript’i (el yazması), hem de birçok eskizleri vardır. Yine Raika Akar Hanımefendi de, aynı yerden, Arnavutköy’deki Eskici Mimi’den bu defterin bir eşini almıştı; Edhem Eldem ile bu ikisini birleştirdik, birebir bastık; açıklamasını yaptık; hakikaten Osman Hamdi Bey’in mutfağını, spontane konuşmasını, iç dünyasını gördük.”

Burada bahsedilen Eskici Mimi, benim doğup büyüdüğüm Arnavutköy semtinden rahmetli Mimi amcadır; eskici değil antikacıdır diye düzelteyim öncelikle. Sevgili dostum Yorgo Tavukçuoğlu’nun da babasıdır. Yukarıdaki gazete yazısının içindeki referansların beni ne kadar eskilere götürdüğünü anlatmam imkânsız diyerek Lagina’ya yavaşça yaklaşalım. Bir iz sürülecek olsa Arnavutköy’den Lagina Antik Kenti’ne diye roman bile olabilir anlatacaklarım. Bu vazifeyi de ‘’Komiser Tecessüs’’e Devredi-yorum.

Lagina antik kenti kadar, her gittiğimde kapalı olduğundan henüz gezmeyi başaramadığım, oradaki Osman Hamdi Bey Evi de ilgi çekici olabilir diye düşünüyorum. Lagina kazılarını başlatan ve 1890-1893 yılları arasında bu evde yaşayan Osman Hamdi Bey’in, ünlü ‘’Kaplumbağa Terbiyecisi’’ isimli tablosuna da burada başladığı biliniyor. Stratonikeia ile Lagina antik kentleri arasındaki ‘’Hac Yolu’’nu keşfedenin de kendisi olduğu söylenir. Lagina şimdi Yatağan ilçesinin Turgut köyü sınırları içinde, Stratonikeia ise yine aynı ilçenin Eskihisar köyünde bulunuyor: komşu iki köy gibi düşünebilirsiniz. Osman Hamdi Bey’in Gebze’de bulunan ve müze olan evinin de –şaşırtıcı bir isim benzerliği ile- Eskihisar köyünde olması ilgimi çekti doğrusu.

Arnavutköylü Antikacı Mimi’den alınan defterlerde Lagina izleri var mıdır bilmiyorum ama Lagina kazılarında bulunan çok önemli iki antik eserin, kurucusu olduğu İstanbul Arkeoloji Müzesinde olduğu biliniyor. Sevgili dostum Nilüfer Aydın belki bana detay yollar bu konuda. Haftaya konuyu Lagina’ya ve Tanrıça Hekate’ye , Azra Erhat ve Hesiodos üzerinden bağlayacağız. Antik Hac Yolu’nu Stratonikeia (Eskihisar)’dan Lagina (Turgut)’ya düşünsel olarak yürüyeceğiz.

Derkenar 1: Stratonikeia (Eskihisar) antik kentindeki Osmanlı Döneminden kalan evimiz ile ilgili çok önemli ve güzel bir gelişmeyi de, kesinleştikten veya günümüz deyimiyle mazbatamı aldıktan sonra, haftaya paylaşmayı umuyorum.

 

 490

 Kitaplarınız yalnızlığınız değildir çünkü onlar sırlarınızı ifşa edebilirler. Salt kitaplığınızda durdukları için değildir bu; size birinin hediye etmiş olması, içine aldığınız notlar, kıvırdığınız sayfalar veya o kitabı ne sıklıkla okuduğunuzu gösteren eskimiş sayfalarıdır sessiz ama görsel ajanlarınız. Hatta bazı sırları unutmuş bile olabilirsiniz; kitabı size hediye edenin el yazısı notu, kitabı birinden ödünç alıp geri vermeyi unutmuş olmanız; kütüphanenizi yeni gören bir tanıdığımızın yaptığı yorumlar veya yıllar sonra ödünç verdiğiniz bir kitabın geri dönmesi.

Cansız gibi görünen aynı kitapların, her baktığımızda, okuduğumuzda veya sayfalarına dokunduğumuzda bizleri yeniden heyecanlandırması bundandır. Bizi affedeceklerine emin olduğumuz yegâne dostlarımız kitaplarımızdır.

 

 491

 Kendime artık yazar unvanı verebilsem de henüz edebiyatçı kategorisine girebildiğimi Sanma-yorum.  Varsayalım ki günün birinde bu da oldu, yine de şu imza günlerine sıcak bakamayacağım. Bir masada oturup, hiç tanımadığım insanların gelip kitaplarımı imzalatması düşüncesi yıpratıcı olur benim için. Gelgelelim tanıdığım veya kitaplarım sayesinde benimle tanışan ve imzalatan kişiler beni çok mutlu ediyor. Onlar için sadece imza atmak değil güzel sözler de yazmak keyifli oluyor. İmza gününün benim için tek istisnası olurdu: çocuk kitapları yazmış olmak ve onları getiren çocukları sabırsızca bekleyip, kitaplarımı onlarla sohbet ederek imzalamak.

Diğer taraftan kitaplarımı büyükler için yazdığımı düşünürken geçen gün bir kitap kurdu, 10 yaşındaki Ege Özgülşen, çantasından İzle-yorum 3’ü çıkardı ve bana son derece ciddi bir şekilde ‘’İzle-yorum 4 olacak mı?’’ diye sordu. Açıkçası kitabı okuduğunu sanmıyordum ama içinden bir bölümü anlatınca nasıl sevindim anlatamam. Büyüklere okumaya değil yazmaya teşvik ettiğimi düşünürken, bir genç okuruma hitap edebilmiş olmanın gururunu yaşadım. Şimdi kitaplarımın Bodrum Marmara Koleji kütüphanesinde yerlerini alması, çocuklara ve gençlere ulaşabildiğini hissetmem gibi çok özel bir duygudur anlatmak istediğim.

Sevgili Ege, işte tam da bu yüzden İzle-yorum 3’ü sana imzaladım ve ‘’İzle-yorum 4 ‘’ basılmasa da bu köşe yazısı senin için olsun.

 

 492

 Bankacılık kariyerime başladığım 1986 yılında ülkemizde 47 banka varmış. Bankacılığı bıraktığım 2007 yılı sonunda ise sayı yine 47 imiş. Çok istikrarlı gibi görünen bu rakam okurumu yanıltmasın. Arada sayı 81’e çıkmış ve 22 senede 34 tanesi buhar olmuş.  Türk bankacılık sisteminin bu en civcivli dönemi, benim bütün kariyerimi kapsıyor maalesef.  Kaybolan bu 34 bankanın hepsinin 1986’dan sonra açılanlar olduğunu da sanmayın. Aralarında Demirbank, Pamukbank gibi köklü bankalar olduğu gibi sonradan açılan Yurtbank, Bankkapital gibi butik olanları da var.  Bu sirkülasyonun ekonomik ve finansal nedenlerinden; 1994, 1997 ve 2001 krizlerinin sektöre etkilerinden bahsetmeyeceğim.

Yukarıdaki bilgileri içeren, kesip sakladığım, 2007 yılına ait bir gazetenin sararmış, tam sayfa ekonomi bölümünde, tüm kariyerim ve ülkemizin siyasi, ekonomik ve finansal çalkantıları gözümde canlandı.

 

Derkenar 2: Haftaya, Azra Erhat ve Hesiodos üzerinden Lagina ve Tanrıça Hekate bağlantılarını araştıracağız:  Hekate aslında Kibele mi?

Cenk Sabah Tuzcu, İzle-Yorum


Anahtar Kelimeler

banner45

Yorum Yaz

@name x