Çaresizlik

Çaresizlik

Çaresizlik

Sibel Torunoğlu

22 Ocak 2019, 19:56
Bu makale 1224 kez okundu

 
Bizı hayata karsı caresız bıraktılar.yaşama sevıncımızı aldılar.
Hayata değil ölüme inanıyorlar sıyasi düşünceleri bu: ölüm..Arkadaşlarımla sohbet ederken bunları konuşuyoruz.
Dünya bu kadar canlıya bakamayacağı için; kutsal kıtaplarda sözü gecen “insanlar mezrlarından çıkıp mezar taşının üstüne oturdular”gibi dini tasvirlerle öldükten sonra diriliş inancı ve yıyecek ve barınak ıhtıyacı olmayacağı gıbı şeyler üzerinden çare uretıyorlar belli etmiyorlar ama öyle.
Bir cesit sanal alemde yaşayabileceğimiz gibi tanrıya alternatıf sunanlar da var.
İnsan mutluluğu için dini yeniden hayata getirmek bu değil ama kişiler öldükten sonra dirilişe mutlu olacaklarına inanabilir devletin görevi bu değil.
Ben aslında sözümü devletin şizofren raporu olanlara nasıl acı çektirdiğine getirecektim amacım siyaset değil.yine de yapılan bir her eylemin siyasi olacağı gibi bir bilgi kalmış aklımda geçmiş bilgilerimden...

Babam bana rapor alınacağını söylediğinde”seni ölmekten beter edecekler “ demişti.baba “ nefes alacagım yıyıp içecegim sevdiklerimi göreceğim müzık dinleyeceğim “demiştim. Şizofren teşhisinin ne demek olduğunu bilmiyordum.
Yirmiyedi senedir Harbiye' deki evimde yalnız yaşıyorum. Şizofren demek aykırı ve toplum dışı demek. Bir anlamda gencler gibi biraz anarşıst biraz isyankar olmak
Herneyse devlet ruhsal problemleri olanlar için toplum ruh sağlığı merkezleri açtı.şimdiden fiyasko demek istemiyorum iyilestrilebilir belki.
Telefonum kapalıydı.saat akşam dört gibi”yarın evi kontrole gelecekler”dedi kardeşim.vakit yoktu bütün gece temizlik yaptım.geldiler.beni seviyorlar.gayet güler yuzlü güzel insanlar.ama”ayda bir kez veya ıkı haftada bir temizlik için şirketten eleman gelsin”dedilerbenim yaptığım uğraşıp didindiğim gurur duydugum temizlik çöpe gıttı.beni ve benim hayatımın dokunulmazlığını küçümsüyorlar .kardeşim ilk olarak yapıyor bunu. Buradan başladı…
Biraz uyudum kardeşim geldi zaten ben her hafta temizlik yapıyorum kardeşim gelip evi kontrol ediyor.”temizlik elemanları Cuma günü gelecek sen evde olmayacaksın çöpleri atacaklar sen engel olursun”dedi mesele çöp diye benim alışmış oldugum esyalarımı gıysılerımı atmak.mesele tam olarak bu da değil yavaş yavaş beni bakımevine alıştırıyorlar kardeşim hasta.ölümlü dünya”ilgilenemiyorum”diye zırt sağlık bakanlığına bir dilekçe kendini bakımevi veya huzurevinde buluyorsun onca yaşadıkların eğitimin acıların hatıraların sevdiğin hayvanların yılların boşa gidiyor.ölmeden mezara gömülüyorsun ama çaresizsin.kendini savunabileceğin bütün durumları yok etmişler şikayet edebilecegin bir merci yok benim mutlu bir hayatım var hayatıma dokunmayın hayvanlarıma dokunmayın diyemiyorsun.
Beni bakıma muhtaç sanıyorlar yırmıyedi senedir yalnız yaşıyorum ve bakıma muhtaç olmadıgımı kardeşime ispat edemedim bir takım kişilerin psikolojik durumları arasında top gıbıyız bız şizofrenler...

Ben ölecegim zaman benimle birlikte herkes ölsün isterim kardeşim gibi ama hayat öyle değil hayat hep ağır basar aslında hayatın devam etmesi ölen kişi için bile daha ferahlatıcı bır duygu ve hayata inanmanın bir kısmı
Din ölüm gerçeğine panzehir olarak var olmamalı biz korktuğumuz için değil sevdiğimiz ve inandiğimız için ibadet etmeliyiz Allaha.
Sabretmeliyim
Abartmamalıyım
Sakin olmalıyım ama
Korkuyorum.



Yorum Yaz

@name x