Bir beyin yıkama hikayesi!

Bir beyin yıkama hikayesi!

Bir beyin yıkama hikayesi!

Ebru Eğinlioğlu

07 Şubat 2018, 23:10
Bu makale 2560 kez okundu

 Bu bir beyin yıkama, telkin, ve şarlatan ile kurban hikayesidir. Tamamen gerçektir…
Yıllar önce dinlediğim bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Son günlerde, mağdur olan, sömürülen ve aslında olmak istediğinden farklı davranan, zorla bir yerde alıkonan insanların hikayelerini işitiyorum.
Ve içinizden pek çoğunun, bana olmaz, ben akıllıyım, kimse beni etkisi altına alamaz dediğinizi duyar gibiyim.
Ama gerçek hiç öyle değil.
Kötü bir insan, şarlatan, sizin maddi manevi enerjinizle beslenecek bir insan her şekilde sizi etkisine alabilir ve hiç yapmam diyeceğiniz şeyleri yaptırabilir. Nasıl mı? Buyrun bakalım…
Kurban yani kadın 30 lu yaşlarına az bir zaman kala zaten kötü giden evliliğinin üzerinde oluşturduğu kötü etkilerden kurtulmak üzere bir psikiyatrist arayışına girişir. Daha doğrusu bir vesile işi dolayısı ile psikiyatrist ayağına gelir. O da var olan rahatsızlığından psikiyatriste bahseder, telefonlar alınır, verilir. Psikiyatrist, kadınla son derece sıcak, şefkatli konuşur ve gelin, hallederiz problemlerinizi sıkıntı yok der. Kadın da sevinir ve var olan sinirsel problemlerinden kurtulmak üzere doktora gider.
Doktor genç, yakışıklı, zeki ve etkileyici bir adamdır. Aynı zamanda da bekardır. Hayatında kocasından başka bir erkek tanımayan, genç kadın için, fazlasıyla cazip bir tablo çizer. Kadın ilk gittiğinde seans ücretini almaz ve kadını mahçup eder. 2. Defa gider yine almaz bu sefer kadın rahatsız olunca. Siz de bir akşam beni yemeğe çıkartırsınız der ve konuyu bu şekilde kapatır. Kadın bir daha doktor, hasta ilişkisi yaşamayacağı ve kocasından 2 seansta boşanma, ayrılık kararı aldığı için. Bu akşam yemeği davetini kabul etmekte bir mahsur görmez. Hem de teşekkür mahiyetinde doktoru yemeğe götüreceği için, daha bir içi rahat eder.
Beraber güzel bir yere akşam yemeğine giderler. O gece sohbetler edilir, yemekler yenir, bir iki kadeh şarap içilir ve birbirlerinden hoşlandıklarını düşünürler. Bu arada doktor da özel hayatını anlatır, beraber yaşadığı uzatmalı bir sevgilisi vardır ama evli değildir. Kadın demek ki bir şeyler o kadar yolunda gitmemişki evlenmemişsiniz ve buradasınız deyince; doktor da haklısınız der ve kadını yalanlamaz. Bu şekilde ilişkileri büyük bir hızla başlamış olur.
Kadın evini terk etmiş, soyadını bırakmış ve boşanma sürecini başlatmıştır. Doktor da sevgilisinden ayrılma kararı alır. Artık ister adına aşk deyin, ister heyecan, ileride ikisinin de çok başını ağrıtacak fırtınalı bir süreç başlamış olur.
Flört etmeye başlarlar, beraber yenen akşam yemekleri, hafta sonu brunchları derken. Sohbetler arasında, din ve inanç konuları da konuşulmaya başlanır. Bu ilişkide doktor Master kadın da adeta mürit konumundadır. Allah’ a inanıyor musun diye sorduğunda doktor Allah yok Tanrı var der. Kadın şaşırır ilk defa bildiğinden başka bir terminoloji ile Yaratan’ın tanımlandığını duyar ve ikisi arasındaki fark nedir diye sorar. Doktor bu sorunun cevabını net bir şekilde cevaplamaz ama bu konular aralarında dozu gittikçe artan bir şekilde konuşulmaya başlanır. Bir gün kadın doktorun evine misafir olarak gittiğinde, kitaplarını karıştırır ve Tanrı ile ilgili bir kitap bulur. Akaşa yayınlarından Bartelemeow’ dur kitabın adı. Tanrı kavramını anlatmaktadır. Bunu alabilirmiyim der genç kadın, tabii der doktor ve kitabı alır almaz büyük bir merakla genç kadın okumaya başlar. Bu şekilde belki de adamla ilgili gizemler bir nebze de olsa aydınlanır ve kendisi hakkında daha fazla şey öğrenebilirim diye düşünür. Kadın hızlı bir şekilde boşanmasını gerçekleştirir adam da sevgilisinden ayrılır. İkisinin de beraber olmasının yolu açılır. Ama bir şey vardır ki, genç kadın bir taraftan adamı içine sindirememektedir ve adam psikiyatrist olduğu için, kadının da bütün hayat hikayesini bildiği için kadının davranışlarını çok çabuk çözer ve aslında kendisini sevmediğini anlar. Dolayısı ile aralarındaki ilişki gitgide can acıtıcı bir hal almaya başlar. Doktor kadına psikolojik şiddet uygulamaya başlar ve gün geçtikçe bu şiddetin dozu artmaya başlar. Kadının yaptığı her hareketi yargılamaya ve kadını cezalandırmaya başlar. Ama kadın bir anlamda bu adamla beraber olmak için, hayatında tek tanıdığı erkek olan kocasından ayrılmıştır, namus anlayışında da flört edip ayrılmak olmadığı için, bu adama aşık olduğunu düşünüyor, anlaşamasalarda ve canını acıtsa da bu adamla evlenmek istiyordur. Adam dini telkinlerin şiddetini de arttırmaya başlar ve kadının üzerinde şeyh, mürit ilişkisini kurar. Olağanüstü mucizeler göstermeye başlar. Mesela o gün bir başkasıyla yaptığı konuşmayı bire bir hiçbir yerini atlamadan kadına anlatır. Kadının aklı karışır, bunu nasıl bilebilirsin der, doktor sadece gülümser ve yorum yapmaz, benzer olaylar devam eder, adam yanında olmasa da telefonda, ya da reel de kadın başkalarıyla ne konuşsa bire bir anlatır. Kadın korkmaya başlar, çünkü bu imkansız bir şeydir ve bunu kime anlatsa bunun doğruluğuna inanmayacağını bilir ama maalesef bu birebir gerçektir. Bardağı taşıran damla ise, kadının kaybettiği arabasının kontakt anahtarını adamın şimdi arabanın kontağına bak demesi ve orada görmesi ile tamamlanır. Kadın böyle bir şey imkansız ben bu anahtarı kaybettim ve sen kontağa bak diyorsun, sonra anahtar birden orada gözüküyor bunu nasıl yaparsın sen nasıl bir varlıksın, inmisin, cinmisin der ve büyük bir şok geçirir. Doktor genç kadına sence bunu bir insan yapabilir mi, bu güne kadar böyle bir insan gördün mü der. Kadın da hayır görmedim der. Peki kim bunu yapabilir der doktor? Bu güne kadar parça parça tamamlattığı puzzle ın son parçası da yerine oturur. Kadın Tanrı tabii ki der. Doktor kadını gördüğünde sıkıca sarılır ve der ki, bak şu anda hissettiğin huzur, güven ve mutluluğa bak daha önce böyle bir duygu hissettin mi? Kadın tabii ki hayır der. O inançlı bir insandır, hayatında pek çok şey kötü gitmiş, kötü bir evlilik yaşamış, sonra da bu adamı tanımıştır. Onu hayatına bir kurtarıcı olarak sokmuştur ve bir takım mucizelerini görmüştür. İnanması çok zor olsa da onun Tanrısıdır artık…
Bu arada doktor, kadının hayatındaki herkesi yavaş yavaş yanından uzaklaştırmış, hayatla olan bağlarını yavaş yavaş kopartmıştır. Tek önemli bağ vardır artık genç kadının hayatında Tanrısı ve kendisi arasında olan ilişki. Yaklaşık 4 ay süren sürecin sonunda genç kadın ve doktor arasında yine çok mucizevi denebilecek bir olay yaşanır. Bu olaydan sonra kadın çok korkar ve çok mutsuz olur. Sadece şunu der Tanrı bile olsa ben bu dünyada normal bir insan gibi yaşamak istiyorum Tanrı ve kulu olmak istemiyorum, ailemi, arkadaşlarımı, iş hayatımı kısacası önceden hayatımda olan ama bu adamın zamanla yavaş yavaş koparttığı ve bana koparttırdığı tüm ilişkilerimi geri istiyorum. Geçmişteki mutsuzluklarımın olması beni bu noktaya getirmemeli, ben yeniden her şeyi eskisinden daha sağlam kuracak güçteyim ve hayatımın iplerini bu sefer daha sağlam bir şekilde ele almak istiyorum der ve buna niyet eder. Sonra bir şey olur ve kadın doktorun bir yalanını yakalar. Onu denemek için bu yalanı tıpkı eskiden olduğu gibi sorgulamadan kabul etmiş gibi yapar ve doktor bu tuzağa düşer. Kadın doğrusunu bildiği halde yine Tanrıymış ve o işin doğrsunu biliyormuş gibi yapar. Kadın derin bir nefes alır ve bu sefer gizemli bir şekilde doktora gülümser, seni terk ediyorum sen olsan olsan bir tür Tanrı olursun ama Deccal cinsinden der arkasını döner gider….
Adam arkasından tehditler savurur, ölürsün, bensiz yaşayamazsın, günah işlersin vs…
Kadın daha da fazla güler ve yeni hayatına mutluluk içinde devam eder.
Kadın bu ilişkiden hayatının dersini alır, akıl oyunlarıyla, telkin yöntemiyle, hipnotize etme ile bir şarlatanın beyniyle nasıl oyunlar oynadığını, saçma sapan şeyleri ona nasıl gerçekmiş gibi gösterdiğine inanamaz bu oyunun içinden çıktıktan sonra ama tüm hayatı, inanç sistemi ve her şey bir daha hiç bozulmamak üzere değişir. En azından bu derece bozulmayacak kadar.
Genç kadın şunu anlamıştır bu olaydan; yaşamımızın tek kurtarıcısı ve tek gerçeği biziz, bunun için hayatımızın iplerini hiç kimseye hiçbir sebeple vermemeliyiz. Sadece özgür irademizle seçimlerimizi yapmalıyız. Ve kendi yaşamımızın Tanrı’sı olsa olsa ancak yine kendimiz olabiliriz…


Yorum Yaz

@name x

Toplam Yorum Sayısı 2

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Gamze 3 ay önce yorumlandı

Bir solukta okudum korku filmi gibi ... Kaleminiz muhteşem

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Alaturka keder 5 ay önce yorumlandı

Hayat alt yazı ile değil Alın yazısı ile yaşanır Ve bunun baş rolünde Insanın sadece kendi veya İzin verdikleri olmadır

Kişi beğendi.