Ben hoşaf, moşaf anlamam!

Ben hoşaf, moşaf anlamam!

Ben hoşaf, moşaf anlamam!

Ebru Eğinlioğlu

10 Ağustos 2017, 19:42
Bu makale 1471 kez okundu

 Organik Hoşaf projesi ile yaklaşık 2 haftadır bütün sosyal medya platformlarında hunharca konuşulan Kübra Ağca sonunda konuştu ve; ‘’Eşek Hoşaftan ne anlar’’ dedi. Hayır hayır demedi tabii. Bana bu hoşaf üzerinden çok hakaretler yapılıyor; türbanlı olduğum için, gurur kırıcı hakaretlere uğruyorum dedi.
Bu ne demektir? Hoşaf konusu artık Kabak Tadı verdi, miyadını doldurdu. Artık buradan ne hoşaf üzerinden, bilimi yok sayanlara ekmek çıkar. Ne de beni aşağılıyorlar diye; mağdur edebiyatı yapanlara.
Ama şunu söyleyebilirim ki; kimseyi kılığı, kıyafeti ya da çalışmaları üzerinden aşağılamayız. Çünkü başı örtülü, örtüsüz, okumuş, okumamış bizim insanımızdır. Bizim siyaset olmadığı zaman birbirimizle bir problemimiz yok ki.
Bizim başımız açık ama kapalı pek çok arkadaşlarımız olmuştur zaman içerisinde, kimse de kimsenin inancına, toplumsal duruşuna bir laf etmemiştir. Bu biraz da siyasetçilerin işine gelen bir durum. Çıkıp böyle televizyon programlarında, konuk oldukları zaman; birileri ağlaşıyor, öbürü de ona afedersiniz laf sokuşturuyor, programcı da raiting alıyor.
Bir kere artık bu ayırımları yapalım ve kimsenin ekmeğine yağ süremeyelim. Sonra olan, gaza gelen vatandaşlara oluyor. Mantıklı durup düşündüğünüzde, tam olarak böyle olduğunu anlayacaksınız.
Geçelim bu haftanın ve öncesinin 2. Sabun köpüğü konusuna; Adriana Lima Metin Hara ikilisi sorunsalı.
Bu da ayrı bir tiyatro gerçekten ama komedi mi desem, dram mı desem bilemedim.
Şimdi ben bu mevzu patlayana kadar hiç Metin Hara adını duymamıştım.
Meğer şahsın; Yol falan diye kişisel gelişim kitapları varmış. Bayağı da okurları, ayılıp bayılanları, fanları da varmış. Ben okumadım kitaplarını ama son zamanlarda 1-2 haftadır D&R lar da görüyorum, Çok Satanlar da duruyor tabii gerçekten öyle mi bilmem.
Biliyorsunuz o konular da biraz manipülatif. Bir kitap çıktığında, iyi de olsa, ardından itekleyen bir gücü olmazsa öyle kolay kolay belli tirajları bulmaz. Misal; bundan birkaç yıl önce Elif Şafak kitapları yok satardı, şimdi bakın ne sesi ne soluğu çıkıyor. Sebep malum. Neyse…
Metin Hara 30 lu yaşlarında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanlığı olan birisiymiş.
Aynı zamanda Reiki ve Alternatif Tıp üzerinde Şifa çalışmaları varmış. Kitabını da okumadım. Bu Secret fiyaskosundan sonra o tarz kitaplara girmiyorum. Ol de olsun falan diyen astrolog kitaplarıymış, şuymuş, buymuş daha dini eksen etrafından çıkmamış, dünyadaki felsefeleri, en baba düşünürleri takip etmemiş. İki Mevlana kitabı okuyup, aşka gelmiş yazarların kitapları ile ilgilenmiyorum. Ve fakat onları pohpohlayan, mantığını çok da fazla çalıştıramayan insanlarla da. Aslında bana makbul gelen insan türü. Bol ‘Gerçek Osho’ kitabı okuyan, tüm dinler ve dünyadaki önemli felsefeleri okuyup, kendi mantık süzgecinden geçiren zihin yapısı.
Bu türde insanlar bizim toplumumuzda az maalesef.
O yüzden dünya platformunda pek çok konuda geriyiz.
Ama popüler kültürün bu acizliği dünyada da çok farklı değil.
Orada da kolay, basit ve sıradan çok satıyor.
Adriana konusu da böyle. Adriana İnstagram’ dan Metin benim aşkım, o Yunanlı ile aramda bir şey yok aile dostumuz hem de Gay falan diye tuhaf açıklamalar yapıyor.
Yani iş iyice saçma sapan bir Kezban’lık içeriyor, daha da fazla yorum yapamayacağım. Hani diyorlar ya aşk kazansın diye ama biraz da bu aşkın içinde mantık olsun deyip konuyu kapatmak da fayda var. Yoksa tuttuğumuz yerden elimizde kalacak.
Üçüncü sabun köpüğü konumuz ‘Barıştırma Programı’ konsepti.
Eskiden bu tür programlar Okan’ a falan konu olurdu.
Programdan, en absürd, en saçma bölümleri montajlanıp yayına verilirdi. Okan’ da rejiye ‘Dur’ diye bağıra bağıra programla dalga geçerdi.
Ben yapımcı olsam bu programların ilk bölümüne; Geri Dön Tülay diye ağlayıp, bağıran Flash Tv’ ye çıkan adamı bulur çıkartırdım. Biliyorsunuz adamın bağırtıları Rap şarkısı da olmuştu. ‘Tülay Geri Dön’ diye.
Havaya Uçtum şahitlerim var diyen adam; Uçan Sabri ve fıkrasına gülünmeyen ama yeni evlenen adam Mesih Hasan Mezarcı’ da bu renkli program şahsiyetleri arasında yerini alır bence onlara da uygun bir konsept yaratılabilir.
Her şey daha absürt nasıl olabilir bilemem ama aralara da iki üç çok bilmiş, uzman koyarsınız al sana başarılı, çok izlenen, kaliteli tv programları. Olmaz mı? Olur.
Amerika’ da da çok uç örnekleri var bu realitylerin. Mesela bir adamın eşini ve aldattığı kadını programa çağırıp dövüştürüyorlar ve onları da vücudunun yarısı olmayan bir cüce ile dev gibi Bodyguard’ lar ayırıyor.
Uçmuşlar tabii onlar.
Bizde öyle bir konsept olsa, halk bu programları kapatın diye Rtük’ün kapısında sabahlar. Her neyse…
Mesele kuru eleştiri değil; tabii ki birileri bir şeylerden ekmek yesin para kazansın ama neyin ne olduğunu bilerek. Uçan Sabri gibi havalara uçmadan, mütevazı bir şekilde. Bu haftanın gündemde olan çok konuşulan sabun köpüğü konuları bence böyleydi. Bakalım ilerleyen günlerde daha neler göreceğiz, sağlıcakla kalın dostlar…




Yorum Yaz

@name x