'Aşık olup 68 kiloya düştüm'

'Aşık olup 68 kiloya düştüm'

'Aşık olup 68 kiloya düştüm'

Özge Kaya

05 Haziran 2017, 11:26
Bu röportaj 356 kez okundu

Genç şarkıcı Taha Gürbüz'ün, Rafet El Roman prodüktörlüğünde hazırlanan ilk solo albümü 'Manyak' tüm müzik marketlerde ve dijital platformlarda yerini aldı.

Tam bir Moda hayranı olan yetenekli şarkıcı tüm içtenliğiyle sorularımızı cevapladı. İşte röportajımız...

1)Sanat hayatınıza 2008 yılında 13.Roxy Müzik Günlerinde Plaket adlı kurduğunuz grupla başlamışsınız sonrasında ise bir albüm ve single yaptığınız Jilet Grubu… Şimdi de kendinize ait solo albümünüz var. Adı Manyak nereden geldi bu isim aklınıza?

Evet 2008 yılında Plaket grubuyla 3 tane bestemle birincilik ve jüri özel ödülü almıştım. Ardından bir askerlik molası ve sonrasında Jilet macerası. Güzel bir tecrübe oldu benim için. Albümün adıyla alakalı ise; öncelikle albümünde yer alan bir diğer şarkı ‘Keşkeler’ i koyacaktım, hatta o şarkının ilk adı ‘Keşkeler Mezarı’ydı. Sonra bundan vazgeçip ‘Manyak’ ta karar kıldım. Rafet abiye da sordum. Onun da hoşuna gitti. Manyak ismi ilk duyulduğunda deli dolu zıpır bir şarkıymış hissi veriyor ancak aksine fazlasıyla romantik bir hikâye anlatıyor. Bende dinleyiciyi ters köşeye yatırma halini seviyorum sanırım.


2)Rafet El Roman’ın müzik şirketindesiniz, kolay mı, zor mu nasıl bir durum Rafet El Roman ile çalışmak?

Gayet kolay. Rafet abi benim müziğime hiç karışmadı, kendisi de üreten bir müzisyen olduğu için, yaratılan duyguya, üretilen şeye çok fazla saygı duyuyor. Sadece ufak tüyolar verdi. Mesela albüm repertuarını oluştururken otuza yakın bestemi  Rafet abiye verdim, onların arasından seçtik.



3)Albüm de kendinize ait söz müzik var mı? Nasıl bir durum söz yazmak, müzik yapmak?

Hepsi. Söz, müzik ve düzenleme. Hatta birçok enstrümanı da kendim çaldım.  16 yaşından beri beste yapıyorum, şu an 32 yaşındayım. Bir sürü biriken bestem, kaydım var. Kendimi bildim bileli hayatım tamamen müzikle geçiyor. Olmazsa olmaz bir şey zaten, 7/24 müzik açık olur evde, sürekli müzik dinlerim. Çok fazla yazı yazarım. Müzik olmadığı zaman hayatın bir anlamı kalmıyor bence.


4)Kontrbas çalıyorsunuz, müzik öğretmenisiniz neden kontrbas da mesela keman değil, bu enstrüman seçiminin özel bir nedeni var mı?

Hikayem şöyle başlıyor aslında; Ben İzmit’te büyüdüm, ortaokulu orada bitirdim. Felaket bir öğrenciydim 8-9 zayıfım falan vardı, sonra annemler tesadüfen okulun panosunda yetenek sınavıyla girilen, güzel sanatlar lisesi diye bir müzik okulunun olduğunu öğrenmişler. ‘Bu çocuğu en azından bu okula gönderelim belki o zaman toparlar’ falan diye düşünmüşler(gülüyor). Tabi o zamanlar onlar da müziğin ne denli büyük bir dünya olduğunu, güzel sanatlar liselerinin Türkiye’de ne kadar önemli bir yer tuttuğunu bilmiyorlar. Ama işte bu tesadüflerle benim hayatımı kurtardılar(gülüyor). Benim de profesyonel müzik eğitimim bu şekilde başlamış oldu. Güzel sanatlar lisesini kazandım. Beni yetenek sınavına hazırlayan öğretmenim de ‘herkes gitar çalıyor, kontrbas çalmalısın’ dedi, bende kontrbası tercih ettim. 8 sene eğitimini aldım. İyi ki de kontrbası seçmişim.



5)Aşk üretim sürecinde sizi nasıl etkiler? Enerji artışı ya da daha duygusal olmak gibi aşıkken şarkılar nasıl etkileniyor?

Gayet faydalı etkiliyor. Tamamen iniş çıkıştır benim için aşk. Eminim herkes için böyle. Bir bakıyorsun enerjik oluyorsun, bir bakıyorsun sürükleniyorsun yerlerde (gülüyor). Mesela şu an 80 kiloyum, aşık olup  68 kiloya düştüğümü biliyorum. Sanatla uğraşan insanlarda biraz acıdan beslenme hadisesi var sanırım. İnsan duygularını en derininden hissettiği tuttuğu zaman üretebilir. Bu albümde de her şarkı benim yaşadığım hissettiğim şeylerden oluşuyor. Bir nevi günlük.


6) İlk müzik ve sanat hayatı içinde olacağınızı kim keşfetti ve sizi yönlendirdi?

Galiba öncelikle ben kendimi müzikle buldum. Bu yüzden müzik hep vardı. Sonra da hayat bana bu dünyanın kapılarını açtı. Doğru insanlarla karşılaştım. Tamamen içgüdüsel bir şey müzikle yaşamak. Mesela benim annem Çerkez, babam Boşnak. Bizim düğünlerde Çerkez oyunları çok fazla oynanır. Akrabalarımızda akordeon çalanlarda var. Bizimkiler de ben ilkokul 2 deyken bir akordeon aldılar eve. Ben de bununla melodi çıkaracağım diye gece boyunca uğraştım, bir gün sonra kolum tutuldu okula gidemedim(gülüyor). Kolun tutuluyor ama sen umursamıyorsun müzik eşittir tutku.


8)Zayıf ince uzun kızlar mı, yoksa Kim Kardashian gibi balıketli kızlar mı daha estetik geliyor?

Açıkçası fizik olarak estetik konusu tabi ki önemlidir ama benim dikkatimi çeken şey daha çok aura oluyor. Yani hiç şöyle olmalı böyle olmalı diye düşünmüyorum. Bu bana biraz egoistçe bir yaklaşım gibi geliyor. İnsan anlaşabiliyorsa, en önemlisi arkadaş olabiliyorsa bence hiçbir önemi yok böyle şeylerin.


9)Taha Gürbüz görünüşüne ne kadar önem verir, ve en çok hangi davranışınızı beğenirsiniz?

Dış görünüşüme önem veririm. Hatta kız arkadaşım olduğu zaman da genellikle kapıda bekleten o değil ben oluyorum (gülüyor). İkinci sorun için ise en dürüst cevabım; Ben kendimi sevmeyi yeni öğreniyorum çünkü çok fazla eleştiririm kendimi. Çok hırslıyım ve kafamda planladığım şeyi eninde sonunda yaparım.


10)Neden sizin müziklerinizi dinlemeliyiz?

Yaptığım şeyin samimi olduğunu biliyorum. Hatta albümde ‘Aşk Nezlesi’ isimli şarkımın sözleri ‘Apartmana borcum bitmedi’ diye başlıyor (gülüyor). Ne yaşıyorsam onu yazıyorum.


11)Eurovision’a Türkiye katılmaya devam etseydi yer almak ister miydiniz?

Sanırım isterdim, bence özellikle tanıtım anlamında çok önemli bir organizasyon.


12)Olmazsa olmaz diyeceğiniz kim var hayatınızda?

Ablamın varlığı benim için çok önemli bir şey. Aramızda bir buçuk yaş olduğu için arkadaş gibiyiz. Bunun dışında da olmazsa olmaz diyeceğim yegane şey Kadıköy/Moda. Benim için vazgeçilmez bir semt. Orada yaşlanmak istiyorum.

Yorum Yaz

@name x

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Aygen derin 5 ay önce yorumlandı

Basarilar yolun acik olsun

Kişi beğendi.