‘Dünyadaki Cennet, Cehennem her şeyi gerçek dışı ama hastalık Gerçek’

‘Dünyadaki Cennet, Cehennem her şeyi gerçek dışı ama hastalık Gerçek’

‘Dünyadaki Cennet, Cehennem her şeyi gerçek dışı ama hastalık Gerçek’

Ebru Eğinlioğlu

01 Şubat 2017, 10:26
Bu röportaj 404 kez okundu

 Şizofreni kimi zaman görmezden geldiğimiz, kimi zaman gerçeklerle yüzleşmekten kaçtığımız, kimi zamanda bu hastalığı taşıyanlardan korktuğumuz. Onlarla aramıza demirden perdeler çektiğimiz bir rahatsızlık.

Eski zamanlarda Tanrı ile konuştuğunu söyleyenlere inanmadığımız ama bazılarına da inandığımız ve sen Allah’ ın elçisisin diyebildiğimiz kimi zaman hastalık kimi zamanda ayrıcalık olarak gördüğümüz bir kavram belki de. En azından şizofrenler içerisinden bazıları da; gördükleri hayaller ve işittikleri seslerle bunun bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorlar. Diğer insanlardan farklı olduklarını biliyorlar. Bazen hayal gördüklerinin bilincinde oluyorlar. Zaten hayal ve gerçeklik arasındaki farkı bize gösteren ne olabilir? Rüyalarımız mı bizi ayrıcalıklı yapan?


Orhan Üsküner 1958 yılında Elazığ’ın Dibekli köyünde doğmuş. Çocukluğu 10 yaşına kadar köyde geçmiş. Kış aylarında köylerine gelen Alevi dedelerinin Cem törenlerinde, dönen semazenleri, o zaman ki hayallerinin başlıca aktörleri olmuş. İleriki yıllarda onların bol bol resimlerini yapmış. Şizofreni ile şekillenen yaşamında bakın neler yaşamış …


 İlk olarak kendinizi şizofren olarak ne zaman hissettiniz?


 Kendimi bildiğim günden beri; gerçek sandığım şeyler aslında gerçek dışıymış. Benim bu gerçek dışı dünyaya geçişim; 3-4 yaşlarına dayanıyor. Hafızam geçmiş konular konusunda çok kuvvetli. Çocukluk dönemimdeki gerçek ve gerçekdışı olayları yeni yaşamış gibi hatırlıyorum.



Şizofreniyi nasıl tanımlıyorsunuz? Bir çok ruhsal ve zihinsel hastalığı kontrol altında tutmak mümkün, bu hastalıkta da böyle mi?


Şizofreni yüzlerce tıbbi rahatsızlıktan biri ve bir beyin hastalığı. Normal insanlarda hayal kuruyorlar fakat gerçeklikle, hayalleri arasındaki sınırı belirliyorlar. Biz şizofrenlerde ise sınırsız hayal dünyasına bir girdiniz mi, bir daha çıkamıyorsunuz, iseseniz bile. Beynimiz biz şizofrenlere, müthiş bir oyun oynuyor. Zaman zaman ve bazen de sürekli olarak gerçek dışı bir dünyada yaşıyoruz. İlaçlarla ve terapi ile yaşam kalitesini arttırmak ve hastalığı kontrol altında tutmak mümkün.




Aileniz için de şüphesiz bu hastalığı kabullenmek ve uyum sağlamak zor olmuştur. Onlar nasıl fark ettiler ve nasıl karşıladılar bu durumunuzu?


 Semazenler gördüğümden ve bazı hayaller gördüğümden babama bahsetmiştim, doktora götüreyim falan demişti ama aslında tedavi süreci ve teşhisi 30 yaşında kondu rahatsızlığımın. Çocukluğumda, altımı ıslatıyordum ve bazen de büyük abdestimi tutamıyor, üstümü de kirletiyordum. Annem buna çok kızıyor, zaman zaman da dövüyor. Bunlar bir şey değil de, beni soğuk suyla yıkaması çok kötü. Çünkü soğuk suyu dökünce şok oluyorum. Beddua da ediyor; yere giresi, batası gibi. Akşamları su içirtmiyor, altımı ıslatırım diye. Çok susuyorum, kışın kar yağdığı zaman, evden gizlice çıkıyor. Susuzluğumu gidermek için kar yiyorum.




Bu kitap yazıldığında kaç yaşındaydınız bilmiyorum. Ama bir anlamda biyografi kitabı gibi ve arada resim çalışmalarınız da var bu kitapta. 4 nisan 1988 benim doğum tarihim diyorsunuz. Nasıl bir tedavi gördünüz?


Evet. Problemler vardı ben de kendimi bildiğim zamanlardan beri ama kendimin farkına varmam şöyle oldu; o yıllar sigorta poliçesi satıyordum, günde 3 tane falan satıyor 2000 lira para kazanıyordum, iyi bir kazançtı.Akşamları da birahaneye gidiyor aç karınla, yalnız başıma bira içiyor, okuyor, yazıyor düşünüyordum. Yazdığım yazıları içimdeki bir gücün yazdırdığına inandım.Bu bir sakatlıktı farkındaydım ama tam anlamıyla da farkına varamıyordum. Çok düşünüyor, yazıyor, çiziyor bir kısır döngü içinde yer alıyordum. Sinirli ve hoşgörüsüzdüm. Psikiyatri hastalıkları ile ilgili bir kitap geçti elime. Onu defalarca büyük bir dikkatle okudum. Uzun süre doktora gitmek ve gitmemek arasında bocalayıp durdum. Bir akşam içkiliyken iş dönüşü; Cerrahpaşa Psikiyatri ye gittim ve doktorum Reha Bayar ile tanıştım. Üzerimde annem babam kadar emeği vardır, aynı yaşta olmamıza rağmen. Hem ilaç hem de terapi gördüm, ömrümün sonuna kadar da ilaç kullanacağım.

Uykudan uyanmadan önce ya da dalmadan önce geliyor hayaller diyorsunuz, hep bu zamanlarda mı görülüyor bu halüsünasyonlar?


Evet genellikle öyle oluyor ama başka zamanlarda da görüyorum.


Kız arkadaşınız oldu mu?


Oldu. Yıl 1972 tam 14 yaşındayım. İlgi alanlarım; Türk halk müziği dinlemek, çizgi roman okumak, tarihi roman okumak, film izlemek. Özellikle de Gladyatör, Savaşçı ve mistik Peygamberlerle ilgili filmleri seviyor ve izliyorum. Onları kendimle özdeşleştiriyorum. Kah Spartaküs, Kah Battal Gazi, Kah Musa, Kah Muhammed ya da Kerbela’ da Hüseyin oluyorum. O zamanlarda bir kız arkadaşım var, deri konfeksiyon atelyesinde çalışıyorum, benden 3 yaş büyük, el işçisi onunla çalışırken cinsellik hakkında konuşuyoruz. Yani her ergen gibiydim…


Yazdığınız kitapta şu beni çok etkiledi; diyorsunuz ki sokaklarda çöpleri karıştıran, çöplerden bir şeyler toplayan saçı başı dağılmış insanlar var bunlar dilenci değil şizofren yani hasta bu beni çok etkiledi. Ve üzüldüm.


Yani bu insanlar dilenci değil, ailesi tarafından ilgilenilmeyen, tedavi görememiş ya da görmemiş, bakılmayan belki de aileleri tarafından evlerinden atılmış insanlar. Toplumun bu insanlara duyarlı, anlayışlı yaklaşması lazım. Nasıl siz şizofrenlerden korkuyorsanız. Biz de sizlerden korkuyoruz…


Okurlara ne gibi mesajlar vermek istersiniz buradan?


Bizler hastalık nedeniyle yeteneklerinde gerileme olmuş, yardıma muhtaç insanlarız.Bizlere hep işe yaramaz, deli gözüyle bakılacak. Başka 
hasta arkadaşlarımı bilmem ama ben yaptığım her şeyin hesabını kendime veriyorum. Vicdani değerlendirmelerim ne kadar bozuk olsa da, masum bir hayat için çaba harcadığımı gösteriyor. Benim kitap yazmaktaki amacım yaşadığım gerçek ve gerçek dışı olaylardan olan anılarımı derlemek. Ben ve benim gibi olanlarla ve toplumla paylaşmak, dersler çıkarmak…

Peki teşekkür ediyorum anlattıklarınız için şizofreninin de diğer zihinsel ve ruhsal hastalıklar gibi bir hastalık olduğunun, tedavi edilebilir olduğunun altını çizmek istiyorum. Toplumun da siz ve sizin gibi rahatsızlığı olanlara hoş görü ile yaklaşmasını diliyorum….



Ebru EĞİNLİOĞLU özel röportajıdır.

Yorum Yaz

@name x

Toplam Yorum Sayısı 2

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

orhan üsküner 3 hafta önce yorumlandı

Umdugumdan cok iyi olmus harika saglik sihhat basarilar dilerim yolunuzacik olsun

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

orhan uskuner 3 hafta önce yorumlandı

Umduğundan çok iyi olmuş harika ebru hanim çok tesekkur eder sağlık sıhhat dilerim basarilaryolunuzacikolsun

Kişi beğendi.